Orman içinde bir ilçe Beykoz;
İster denizden gidin, ister karadan gidin,
Beykoz’a ulaştığınızda bir başka atmosfere
girdiğinizi hissedersiniz. Havası, suyu derler
ya... Kentin kalabalık yığınlarından uzaklaşıp
da harikulade bir yeşilin içinde bulunduğunuzda
kendinizi “işte” diyorsunuz “Beykoz’a gidelim.”
Beykoz’un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler
var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak
bilinmiyor.
Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağında bir
adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde
Karadeniz’e çıkmak isteyenlerin elverişli
bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve
Poseidon adına kurbanlar kestikleri de
biliniyor. Bundan yaklaşık 200 yıl önce
Karadeniz’den o kadar korkulmuş ki ilah ve
ilahelere bir adamadan bu sularda yolculuğa
çıkılmazmış. Beykoz’u Türklerin de çok
sevdiğine kuşku yok.
Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin
eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için
de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekan
olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri
için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna
bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av
ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.
İstanbul Boğazı’nın en sakin, en ağırbaşlı
köşesidir BEYKOZ... Boğaz ile Karadeniz’in
kucaklaşmasıdır. Eski zaman hatıralarına
sıkışan BEYKOZ’un yemyeşil çayırından
duyulan; çoluk çocuk gidilmiş pikniklerinden
arda kalan neşeli sesleridir. Mavi akan
sulara karşı kurulan hülyalı aşk
hikayelerinin gizli tanığıdır BEYKOZ...
Mecidiye, Hıdiv Kasrı ve pek
çok eserleri ile geçmişten bugüne tarihi ve
kültürel bir zenginliktir Beykoz. Bu
anlattıklarımız Beykoz’un yakın geçmişi... Peki
ya daha öncesi... Beykoz’un tarihi gelişimi M.Ö.
700’lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte
bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar’ın Bebrik
adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa
zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi
adını veriyor. Traklar’dan sonra Amikos pek çok
kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından
Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul’un
fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım
Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu
topraklarına katılıyor. Bundan sonra AMİKOS olan
adı BEYKOZ’A dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri’nin
ikametgahına ayrılan BEYKOZ; “BEY” hecesini bu
yöneticilerden, “KOZ” hecesini de Farsça’da köy
anlamına gelen “KOZ” kelimesinden almıştır.
BEYLERİN KÖYÜ... BEYKOZ... Zengin ormanlık
alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av
sahası olarak kullanılmaktaydı... Fatih Sultan
Mehmet avlanırken Beykoz’da Tokat Kalesi’nin
fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi
aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi’ne
benzer bir av köşkü yapılır ve buraya “TOKAT
BAHÇESİ” adını verir. Günümüzde bu köşkün
bulunduğu yer “TOKATKÖY MAHALLESİ” olarak
adlandırılmaktadır.
Beykoz’un Günümüze
Gelen Bir Çok Tarihi Eseri Mevcuttur.
Kaymakdonduran Çeşmesi (Kanije
Beylerbeyi Ahmet Paşa tarafından
yaptırılmıştır.) İshak Ağa Çeşmesi (On çeşmeler)
(Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır) Hıdiv Kasrı (Mısır Hıdivi Abbas
Hilmi Paşa yaptırmıştır) İskender Paşa Camii (Mimar
Sinan tarafından yapılmıştır.) Anadolu Hisarı (Yıldırım
Beyazıt yaptırmıştır) Küçüksu Kasrı (Sultan I.
Mahmut’a hediye olarak yaptırılmıştır) vb. diye
uzar gider.
COĞRAFİ GÖRÜNÜM
Beykoz, Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli
Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan
İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğudan Riva
Deresi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Ümraniye
ve Üsküdar İlçeleri ile çevrelenmiştir. Deniz
seviyesinden başlayarak 240 metreye kadar
yükselen Beykoz’un engebeli arazisini Riva,
Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçemiz
ve yakın çevresinde Akdeniz ikilimi ile
Karadeniz ikliminin karışımı olan “Geçiş Tipi
İklim” etkilidir. Yazlar Akdeniz kadar sıcak
olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı
değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe,
gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık
ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle
kaplıdır. NÜFUS DURUMU
1990 yılında yapılan nüfus sayımına göre
İlçe’nin nüfusu 178.438’dir. 2000 yılında
yapılan nüfus sayımı ile mukayese edilecek
olursa, 13.290 kişilik nüfus artışı olduğu
görülecektir. Buna göre yıllık nüfus artış oranı
%13’dür.
YILLARA GÖRE NÜFUS
DURUMU
YILI MERKEZ KÖYLER
GENEL TOPLAM
1980 94.101 20.711 114.812
1985 118.697 17.366 136.063
1990 142.075 21.109 163.184
1997 163.845 28.486 192.358
2000 178.438 38.878 217.316
İDARİ DURUM
İlçe, 1 belde, 20 köy ve 19 mahalleden
oluşmaktadır. Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü
haricindeki köylerimizin nüfusları azdır.
Çavuşbaşı Beldesi ve Elmalı Köyü orman içine
sonradan yerleşerek oluşmuş köy niteliğinde
olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır. 6-8
mahalleden oluşmaktadır.
SOSYAL DURUM
İlçemizde gözle görülür bir plansız yapılaşma ve
konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 2/3’e
yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde
oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar
imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler
yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde
eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır.
İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz’a bölge
dışından iç göçle gelen vatandaşlar
oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda
birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi
ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer
şekillerinin de engebeli olması;plansız
yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi
mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup,
şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması
ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle
konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski
yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy,
Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca’nın bir kısmı
müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen
mahalleler arasındadır.
KÜLTÜREL DURUM
İlçemizde kültürel etkinlikler yeterli düzeyde
değildir. Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü ile ilçemizde bulunan çeşitli
vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk
oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli
yarışmalar yapılmaktadır. Kütüphanelerin ve çok
amaçlı salonların yetersizliği, kültürel
faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını
engellemektedir. İlçemizde 3 sinema, 11 spor
kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4’ü
şahıslara ait 6 halı saha mevcuttur. Beykoz
Çayırı’nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz
Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği
önemli bir faaliyettir.
Osmanlı Dönemi
Eserleri;
1. Beykoz Kasrı
1845-1854 Abdülmecid Han
2. Küçüksu Kasrı
1752 1. Mahmut
3. Hıdîv Kasrı
1906 Abdülhamid Han
4. Anadoluhisarı
Kalesi 1396 Yıldırım Beyazıt (Güzelcehisar
Kalesi)
5. Mihrişâh Sultan
Çeşmesi 1806 III. Selim
6. Anadolu Kavağı
Kalesi 1630 IV. Murat
7. Midillili Ali Reis
Camii 1593 Midillili Ali Reis
tarafından yaptırılmıştır.
8. On Çeşmeler(İshâk
Ağa Çeşmesi) 1550-1747 I. Mahmud
9. İskender Paşa
Camii ve Türbesi 1560 Kanuni Sultan
Süleyman
10. Karakulak Çeşmesi
1836 II. Mahmut
11. Mehmet Ali Paşa
Çeşmesi 1870 Abdülaziz Han
12. Anadolu Feneri ve
Camii 1567 - Beykoz merkezindeki
Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle
yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca’da bulunan
Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle
İlçemizin en gözde mesire alanları arasında yer
almaktadır. Beykoz tarihi yalıları ile de
ünlüdür. Anadolu Hisarı’ndan Yalıköy’e kadar
birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar,
Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu
yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı’ndaki Hekim
Paşa Yalısı’dır. %60’sı orman alanı olan Beykoz,
İstanbul halkının hafta sonu dinlenme
ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır.
Anadolu Kavağı, Poyraz Köy, Riva (Çayağazı),
Cumhuriyet Köyü, Ali Bahadır, Değirmen Dere,
Akbaba, Polonez Köy en çok ilgi çeken mesire
alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri
yetersizdir. Polonez Köy’de bulunan otel ve
pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok
azdır. Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur
olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen
ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı’ndaki
balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen
yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri
yerlerdendir. Akbaba Köyü’nde bulunan Akbaba
Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşâ
Tepesi’ndeki Yuşâ Türbesi, Kanlıca’daki İskender
Paşa Türbesi ve Camii, Dereseki Köyü’ndeki
Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme’deki Uzun
Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken
yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve
Türkiye’de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı’nın
belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar
vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da
200 yaşındaki Kestane Ağacı, Beykoz Çayırı’ndaki
200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.
ULAŞIM
Beykoz coğrafi konumu itibariyle kara ve deniz
yolu ulaşımına elverişli olmasına rağmen sahil
yolunun aşırı virajlı ve dar olması artan trafik
ihtiyacına cevap vermemektedir. Karayolları
Genel Müdürlüğü, Belediye Başkanlıkları ve Kamu
Kuruluşlarının işbirliği ile artan trafik
ihtiyacına cevap verebilecek hale getirilmeye
çalışılmaktadır. Asayiş ve Güvenlik: İlçemizde
2001 yılına kıyasla işlenen suç oranlarında
düşüş gözlendiği grafik olarak gösterilmiştir.